Ana SayfaErzurum'da İzcilikKulüplerimizFotoğraf Galerisiİzci DökümanlarıBasında BizUnutmayalımDeyimlerİzci SiteleriZiyaretçi Defteri

İZCİLİK NEDİR?

1 ) Dünyanın en büyük organizasyonlarından biridir

2 ) Milli ve Milletlerarası bir harekettir.

3 ) Politik olmayan bir harekettir.

4 ) Irk ve din ayrımı gözetmez.

5 ) Gençlik hareketidir.

6 ) Gönüllü bir harekettir.

7 ) İyi bir eğitim aracıdır.

8 ) İzcilik öğrenilmez, yaşanır.

 

MARŞLARIMIZ
 

REPÇİ DADAŞ

Rep Edirem Ben Rep Edirem
Erzurumluyam Rep Edirem.
Hergün Kartol Yiyirem
Ben Bu İşi Hep Yapırem.

Oooo.. Erzurum Heyy
Oooo.. Dadaş Heyy (2kez)

Çağ Kebabını Çok Sevirem
Kadayıf Dolmasına Bayılırem.
Dağda Kayak Yapırem.
Ben Bu İşi Hep Yapırem..

Oooo.. Erzurum Heyy
Oooo.. Dadaş Heyy (2kez)

Hergün Arabesk Dinlirem
Elimde Tesbih Gezirem
Güzel Kızları Görünce
Rep Edirem Ben Rep Edirem

Oooo.. Erzurum Heyy
Oooo.. Dadaş Heyy (2kez)
 

 

" Erzurum izcilerine ve erzuruma ait REPÇİ DADAŞ'ı herkes çok seviyor ve izcilerimizin de coşkuyla söylediği bu marş Erzurum ekibinin ağzından gidilen her kampta dalga dalga yayılıyor.İzci olup da repçi dadaşı Erzurum ekibinden dinlememek olmaz. Artık bu ekip Erzurum'a has; kadayıf dolması, ecem ekmeği ve kamplarda ateşi hiç sönmeyen semaver çayından sonra repçi dadaşı ile de anılıyor.Kamplardan ayrılırken içinde bulunulan hüzün havasını Erzurum ekibi repçi dadaşı son kez söyleyerek bi nebze de olsun dağıtabiliyor..."

İZCİ MARŞI

Yollar uzun dikenli taşlı olsa da
Bastığın yer üzüntülerle dolsa da
Sel çığ ateş önünde
Her ne olsa da
İzci gülerek yürür
Haydi, haydi, haydi izci
Haydi, haydi izci
Şarkı söyle neşelen.

 

BAYRAĞIM

Al renginle kandasın
O sevginle candasın
Edirne'de Van'dasın
Ne güzelsin, Ne güzelsin, Ne güzelsin,
Bayrağım ne güzelsin bayrağım.
Beş kıtada namın var
Destan gibi şanın var
Ay yıldızlı bağrın var
Ne güzelsin, Ne güzelsin, Ne güzelsin,
Bayrağım ne güzelsin bayrağım.
Çekilince göndere
Yakışısın göklere
Meşalesin Türklere
Ne güzelsin, Ne güzelsin, Ne güzelsin,
Bayrağım ne güzelsin bayrağım.
 

 

ERZURUM AKŞAMLARI

Erzurum Akşamları
Çok soğuk oluyor
Hele birde aylarda
Temmuz ise bir başka
Çadırda İzciler,
Kolkola Sımsıcak
Çoşmamak eldemi
Böyle bir Çadırda
İşte ben böyle bir
Çadırda hasta oldum
Hasta oldum...Hasta oldum...


GENÇ ERZURUM İZCİLERİ

Her Zamanki gibi yine kolkola
Geliyoruz her kampına
Genç Erzurum izcileri
Ölene kadar yanında
.....Lider bize el salla

 

ATEŞ VALSİ

Yansın ateş alev alev
Sarsı göğü ak dumanlar
Şen izciler halkalansın
Dile gelsin şu ormanlar
Hey hey
Lara lay lay lara lay lay
Lay lay lay lay (3)
Dile gelsin şu ormanlar hey hey hey
Yansın ateş önümüzde
Yerde değil gönlümüzde
Güle güle dönünüzde
Neşelensin oynayanlar hey hey
Lara lay lay lara lay lay
Lay lay lay lay (3)
Dile gelsin şu ormanlar hey hey hey



AĞLA LİDERİM AĞLA...

Ağla Liderim ağla bende ağlayacağım
Kampın ayrılığına nasıl dayanacağım
kamptan ayrıldığımda seni arayacağım
Cumartesi günleri T.İ.F'de buluşucağım
İzcilik ateşiyle hergün coşacağım
Gittiğim her kampta hep seni arayacağım...

VEDA VALSİ

Artik veda et sen izci sen arkadasina
Gidiyorsun istirak et Veda Valsi'ne

Eger inanmisisen izcilik atesine
Durma kos yay onu sen yurdun her kösesine

Bu ates ile kampimiz sona eriyor
Gelecek sene kamp yine bizi bekliyor

Artik artik artik elveda
Artik artik artik elveda
 

SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ

Bu cennet vatanın bekası için çıktılar yola,
Binlerce Mehmet' im ayrıldı üç ayrı kola
Allahuekber dağlarında verildi mola,
Yollar Çanakkale'ye, Yemen'e Sarıkamış'a

Üçüncü ordunun seçilmiş doksan bin eri,
Cennetlik bir ordunun bu son seferi,
Geriye dönmeyecekmiş meğer tek bir neferi
Mahşere kalmıştı yine, düğünleri, tüm ümitleri

Soğuktan buz tuttu gözleri, tükendi birden dizlerin feri,
Sarıkamış'ta kaldı, Mehmetlerin o nur bedenleri
Toprak ağır bir bedelle almıştı, o dağ gibi koç yiğitleri,

Mehmetim bir başka uykuya dalmıştı burada,
Kurban verilmişti doksan bin nefer vatana, yurda,
Bu aziz vatanı vermediler o namert çakala kurda,
Ruhları hala nöbettedir Çanakkale'de, Sarıkamış'ta

Dedi ki Mehmetim.
Biz bu ordunun savaş erleriydik geldik buraya,
Hiç gönül koymadık ki biz, yâre, yarene hasret sılaya,
Göğsümüze değmedi, ne top, ne de bir mermi,
Düşündüm bir an, yarasız asker cennete böyle gider mi? ...
Eğer vatan içinse bu kutsal sefer, yaralı, yarasız bütün neferler,
Hiç şeksiz şüphesiz cennetin bağrına gidermiş meğer

Bir ara tüfeğim, yüküm kaydı omuzlarımdan,
Tutmak istedim tutamadım, sıyrılıp kaydı avuçlarımdan,
Haksız bir medet ummuştum, kanı donmuş parmaklarımdan,
Buzdan bir düşman tutmuştu sanki ayaklarımdan
Sesimizi duymaz olmuştu artık hiçbir komutan,
Dizleri kilitlenip ayakta ölmüştü çavuşum Osman
Yavaş yavaş örtülüyordu üstümüze kardan bir yorgan

Hiç bilmediğimiz tatlı bir uyku sarmıştı gözlerimizi,
Helallik için söyledik birbirimize son sözlerimizi
Hayret! O Şimal rüzgârları öpüyor gibiydi tenlerimizi,
Son anda melekler şefkatle ısıtıyordu üşüyen ellerimizi

Baktım, karların içinden göründü anamın o nurlu yüzü,
Bakıyordu bir yerden eşimin o ceylan sürmeli gözü,
Duydum,Yavrum haydi gel der gibiydi babamın sözü,
Artık Sarıkamış olmuştu bize, bir nur denizi
Meleklere gamze olacakmış meğer, yüzlerdeki buzların izi,
Sarıkamış ta bedenlerle, cennette ruhlarla bekleriz sizi

Zaman haklı çıkardı, eşim cennete gitti diyen nenemi,
Cennetteki törende gördüm, 93 Harbine giden dedemi
Dün akşam cennete bir başka şehitler ordusu geldi yeniden,
Yüzleri Ay gibi parlıyordu, kimi Çanakkale'den, kimi Yemenden

 

   

 

Copyright © 2007 erzurumizcileri.com